Tuesday, July 31, 2007

Rahmi Koc'un komplo teorisine yanit

Koç'un Aradığı "Gizli El"i Açıklıyoruz

Rahmi Koç, "çok gerekli olmasına rağmen" son 20 yıldır Türkiye'de nükleer santral yapılmasını bir "gizli el"in önlediğini söyledi. Türkiye'nin "en büyük" sermaye grubunun "şeref başkanı" Koç'un sözünü ettiği gizli elin kimin eli olduğunu açıklıyoruz.


BİA Haber Merkezi
31/07/2007 Erhan ÜSTÜNDAĞ

BİA (İstanbul) - "Rahmi Koç'un bahsettiği aslında kapitalizmin kurucu ideologu Adam Smith'in eli. Çünkü nükleer enerji çok pahalı ve son 20 yılda sadece Türkiye'de değil dünyanın hiçbir yerinde yeni nükleer santral inşa edilmiyor."

Greenpeace Türkiye'den İklim ve Enerji Kampanyası sorumlusu Hilal Atıcı, "Koç Holding Şeref Başkanı"nın bahsettiği, "çok gerekli" nükleer santral ihalelerini engelleyen "gizli el"in kimin eli olduğunu bianet'e böyle açıkladı.

Smith, 1776'da yayınladığı Ulusların Zenginliği'nde "herkesin bencil olduğu bir toplumda uyumun, bilinçli bir müdahale olmasa da kendiliğinden oluşacağını; bu kendiliğindenliği sağlayanın piyasa ilişkilerinin gizli eli olduğunu" söylüyordu.

Görünen eller

Bunun dışında Türkiye'de beraberinde getireceği ekolojik ve insani yıkım riski nedeniyle nükleer santrale karşı mücadele eden binlerce insan ve onlarca kurum, grup var.

Gerçi onlar pek gizli değiller, elleri ortada. Rahmi Koç'a hatırlatmak için kısaca sıralıyoruz:

* Mesela Türkiye Yeşiller'i. Grup, son olarak 2002'de yayınladığı manifestoda "Dünyada gelişmiş ülkelerin terk ettikleri nükleer santraller ve nükleer atık alanlarının ülkemize girişinin önlenmesi için etkili eylemler yapılacaktır" diyor.

* Ya da Greenpeace Türkiye. Örgüt, nükleer enerjiye karşı hem ülke çapında hem de bölgesel çapta kampanyalar yürütüyor.

* Bir diğer örnek de, Sinop'ta nükleer santral planlarına karşı 24 bine yakın imzanın toplandığı sinopbizim kampanyası.

AKP: İlle bizim de olsun

Nükleer santral planları Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) döneminde tekrar ve ciddi biçimde gündeme geldi.

Buna karşı 30'dan fazla meslek odası, sendikalar, çevre dernekleri, çevre platformları, sol-sosyalist partiler ve bireyler Nükleer Karşıtı Platform'u oluşturarak birlikte hareket etmeye başladı.

Enerji Bakanı Hilmi Güler, 21 Mart'ta bir röportajda "Bizim de bir nükleer santralımız olması yönünde bu sefer çok kararlıyız" dedi. Koç'un açıklamalarından büyük sermayenin de en az bakan kadar hevesli olduğu açıkça görülüyor.

Ama ne yaparsınız, görünen ve görünmeyen eller buna izin vermiyor!

1 comment:

Anonymous said...

hangi ulkelerde ne kapasitelerde var acaba bu meretin uretimi? bilgin var mi kuzne